Trabzon ilinde yaşayan çocuklarda (11-18 yaş) vitamin D eksikliği prevalansı ile kemik mineral yoğunluğu ve bunları etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Beril Dilber
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): GÜLAY KARAGÜZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Trabzon ili 11-18 yaş grubundaki sağlıklı ortaöğretim ve lise öğrencilerinde vitamin D eksikliğinin ve yetersizliğinin prevalansını belirlemek, prevalansa etkili olabilecek kemik mineral yoğunluğu (KMY), kemik döngü belirteçleri (KDB), beslenme şekli, sosyal ve çevresel faktörlerle ilişkisini araştırmak, yaş grupları ve cinsiyete göre KDB ve KMY için bölgesel referans aralıkları oluşturmaktı.MATERYAL-METOD: İlimizde ortaöğretim ve liseye devam eden 11-18 yaş arasındaki 4.917 öğrenciye ailelerin gelir durumları, eğitim durumları, beslenme alışkanlıkları, giyim tarzları gibi sosyal ve çevresel özelliklerini içeren ayrıntılı anket formları dağıtıldı. Tabakalı örneklem ile seçilen öğrencilerin kış sonu (Mart-Nisan; ilkbahar dönemi; 375 öğrenci) ve yaz sonu (Eylül-Ekim; sonbahar dönemi; 371öğrenci) dönemde okul ziyaretlerine gidildi, sistemik muayeneleri, pubertal evrelendirmeleri ve eklem laksisite skorlaması yapılarak kan örnekleri alındı. Alınan örneklerden serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz (ALP), 25-hidroksivitamin D [25(OH)D3], osteokalsin (OC), betacrosslaps (ß-CTx), prokollojen tip I N-telopeptid (PINP) düzeyleri çalışıldı. Vitamin D düzeyi ? 30 µg/l olanlar ?normal (Grup 1)?, vitamin D düzeyi 10-29,9 µg/l arası ?vitamin D yetersizliği (Grup 2)?, vitamin D düzeyi <10 µg/l ?vitamin D eksikliği (Grup 3)? olarak gruplandırıldı. Ayrıca farklı vitamin D düzeylerine göre de değerlendirmeler yapıldı. Dual-energy X-ray absorbtiometry (DEXA) yöntemi kullanılarak, 480 öğrencide lomber vertebradan (L1-4-KMY), 66 öğrenciden femur boynundan KMY (FB-KMY), 241 öğrenciden tibia ön yüzünden ultrasonik KMY (tibia-KMY) ölçüldü.BULGULAR: Tüm öğrencilerin ortalama vitamin D düzeyi 13,7±7,3 µg/l bulundu. Kızlarda vitamin D düzeyi erkeklere göre belirgin olarak düşük olup, örtülü giyinen kızlarda ise daha düşüktü. Kış sonu döneminde vitamin D eksikliği prevalansı %49, vitamin D yetersizliği %51, yaz sonu dönemde ise vitamin D eksikliği %20, vitamin D yetersizliği %74 olarak bulundu. Yaş, cinsiyet ve kalsiyum vitamin D düzeylerine etkili olan faktörlerdi. Vitamin D düzeyleri ile PTH düzeyleri arasında negatif ilişki, fosfor, ß-CTX ve PINP arasında ise pozitif ilişki saptandı. Hiperparatiroidili öğrencilerin %47'si vitamin D eksikliği grubunda idi. PTH yüksekliğine sebep olan vitamin D için eşik düzey ?14,3 µg/l? olarak bulundu. Hiperparatiroidisi olan öğrencilerin kemik yapım ve yıkım belirteçleri diğerlerinden daha yüksekti. Vitamin D düzeyleri ile L1-4-KMY, FB-KMY ve tibia-KMY arasında ilişki saptanmadı. Hem kızlarda hem erkeklerde erken pubertal evrede OC, ALP ve ß-CTx düzeyleri geç pubertal evreye göre daha yüksekti. KMY ile yaş, ağırlık, boy ve VKİ pozitif ilişkili iken, KDB'nden PINP hariç diğerleri KMY ile negatif ilişkili idi. Firma referans verileri kullanıldığında öğrencilerin %6'sında osteoporoz varken elde ettiğimiz bölgesel z skorlamamıza göre osteoporozu olan öğrenci yoktu.SONUÇ: Bölgemizde 11-18 yaş arası sağlıklı okul çocuklarında vitamin D eksiklik ve yetersizlik prevalansının çok yüksek olduğu ve bu yaş grubunda vitamin D desteğinin kaçınılmaz olduğu ortaya konulmuştur. Vitamin D eksikliği prevalansının örtülü giyim tarzını benimseyen kızlarda daha belirgin olarak yüksek olması bunlarda kullanılacak vitamin D dozunun daha yüksek olması gerktiğini desteklemektedir. Aynı mevsimsel farklılıkda net olarak ortaya konulduğundan vitamin D'nin kış aylarında daha yüksek dozlarda verilmesi gereklidir. Klinik belirti olmamasına rağmen vitamin D eksikliği ve yetersizliği olanların PTH düzeylerinin daha yüksek olması vitamin D desteğini zorunlu kılmaktadır.Osteoporoz ve osteopeni tanılarında yaşanan karmaşayı azaltmak ve osteoporozla seyreden hastalıkların daha sağlıklı izlemi açısından toplumların yaş grupları ve cinsiyete göre elde edilmiş normal referans verilerini elde etmesi onları kullanması önemlidir. Çalışmamızla ilk kez bölgemizde sağlıklı çocuklarda KDB'nin, L1-4-KMY ve FB-KMY'nin cinsiyet ve yaş gruplarına göre normal aralıkları elde edilmiştir.