Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Hastalarda Duygu Düzenleme Güçlükleri ve Duyusal Hassasiyetin Hastalık Yükü ve Klinik Prezentasyona Etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU TAŞDEMİR

Danışman: Bahadır Turan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) hastalarında duyusal hassasiyet ve duygu düzenleme güçlüğü, hastalığın yönetimi, tedavi seçimi, uzun dönemde sonuçlarının değerlendirilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmada OKB tanılı 11-16 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde duyusal hassasiyet ile duygu düzenleme güçlüğü arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi, duyusal hassasiyet ve duygu düzenleme güçlüğü ile OKB hastalık yükü (semptom sayısı ve semptom şiddeti) ve klinik prezentasyon arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, Haziran 2022- Nisan 2023 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında gerçekleştirilmiştir. Klinik değerlendirme, DSM-5 tanı ölçütleri ve Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (K-SADS-PL) yarı yapılandırılmış görüşmesine göre OKB tanısı konulan çocuk ve ergenlerden çalışmaya katılmayı kabul eden, uygunluk ölçütlerini karşılayan 44 kişi olgu grubu olarak; bu hastalarla cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi açısından eşleşmiş 44 kişi ise kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların duyusal hassasiyetinin değerlendirilmesi için Adölesan/ Yetişkin Duyu Profili (AYDP); duygu düzenleme güçlüğünün değerlendirilmesi için Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ); OKB şiddetinin değerlendirilmesi için Çocuklar İçin Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (ÇY-BOKÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan tüm katılımcıların %59,1'i kız, %40,9'u erkeklerden oluşmaktadır. Tüm katılımcıların yaş ortalaması 14,09±1,89 olup olgu ve kontrol grubu arasında cinsiyet ve yaş açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Olgu grubu ve kontrol DDGÖ total puanı bakımından karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,006). Daha sonra yapılan korelasyon analizinde DDGÖ total puanı ile OKB semptom şiddeti arasında pozitif korelasyon saptanırken (r=0.573, p< 0.001), bu ilişki obsesyon ve kompulsiyon sayısı bakımından anlamlı olarak tespit edilmemiştir (r=0.251, p=0.100). DDGÖ skorları ile klinik prezentasyon arasında ise anlamlı ilişki saptanmamıştır. Olgu grubu ve kontrol grubu duyusal hassasiyet bakımından karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark saptanmıştır (p=0.007). Daha sonra yapılan korelasyon analizinde duyusal hassasiyet ile obsesyon ve kompulsiyon sayısı arasında pozitif korelasyon saptanırken (r= 0.310, p=0.040), (r=0.401, p=0,007) bu ilişki OKB semptom şiddeti bakımından anlamlı olarak tespit edilmemiştir (r =0.191, p= 0.214). Duyusal hassasiyet ile klinik prezentasyon arasında ise anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: OKB'li hastalarda duyusal hassasiyet ve duygu düzenleme güçlüklerinin sağlıklı kontrollere göre yüksek olması; ayrıca duyusal hassasiyetin OKB semptom sayısı ile ilişkili iken duygu düzenleme güçlüklerinin daha çok OKB semptom şiddetiyle ilişkili olması; duygu düzenleme ve duyusal hassasiyetin klinik prezentasyonla ilişkisinin olmaması bu çocuklarda gerek tanısal değerlendirme gerekse çeşitli medikal tedavi dışı tamamlayıcı ve alternatif tedaviler bakımından ruh sağlığı profesyonellerine yeni fikirler vermesi açısından dikkat çekmektedir.