11 EYLÜL ÖNCESİ AFGANİSTAN
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERDAR KALFA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SÜLEYMAN ERKAN
Özet:ÖZET XVIII. yüzyıla kadar bugünkü Afganistan coğrafyasını tam olarak ifade edecek herhangi bir ad bulunmamaktadır. Ancak 1747 yılında Abdali reislerinden Ahmed Şah'ın, "Milli Afgan Devleti" ni kurmasından sonra, siyasi alanda ortaya çıkan bölge "Avganlar" bölgesi anlamına gelen "Afganistan" adını almıştır. İngiltere'nin 18. yüzyıl ve 19.yüzyıl içerisinde Hindistan'ı sömürge alanı olarak belirlemesinden sonra Afganistan üzerinde, Sovyetler Birliği ile İngiltere arasında nüfuz mücadelesi başlamıştı. İngiltere, Hindistan'ı koruyabilmek; Sovyetler Birliği ise sıcak denizlere inmek için Afganistan üzerinde hakimiyet kurmak istemişti. 20.yüzyılın başlarına kadar bu mücadele devam etmiş ve 1921 yılında İngiltere- Afganistan arasında imzalanan antlaşma ile sona ermişti. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye-Afganistan ilişkileri oldukça gelişmiş ve iki ülke arasında eğitim, kültür ve dostluk antlaşmaları imzalanmıştı. II.Dünya Savaşı'ndan sonra dengeler değişmiş; 1947'de İngiltere, Hindistan'dan çekilmişti. İngiltere'nin bölgeden çekilmesiyle çizilen "Durand Hattı" ile Afganistan'ın bir kısmı Pakistan sınırlan içerisinde kalmıştı. İngiltere'nin bölgeden çekilmesiyle oluşan boşluğu, ABD ve Sovyetler Birliği doldurmaya çalışmıştı. Sovyetler Birliği, Afganistan ile eğitim, kültür antlaşmaları ile ülkede komünizmi yaymış ve kurulan komünist parti aracılığıyla etkinliğini arttırmıştı. Ülkede uygulanan komünist reformlara halk tepki vermiş ve 1978 yılında rejime karşı isyanlar başlamıştı. Hükümetin başarısızlığı üzerine, komünist rejimin güçlendirilmesi ve kendisine bağlı cumhuriyetlerin yönetimi ele geçirecek İslami rejimden etkilenmemesi için 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmişti. 1989 yılına kadar, 10 yıl boyunca Afganistan'da kalan Sovyetler Birliği, oluşan muhalif grupları bastıramamış, kontrolü sağlayamamış ve ekonomik yönden çok büyük kayba uğramıştı. Muhalif gruplara dünya devletlerinin verdiği destek karşısında başarısızlığa uğrayan Sovyetler Birliği, 14 Nisan 1988'de imzalanan Cenevre Antlaşmalarıile 15 Şubat 1989'da tamamen Afganistan'ı terk etmişti. Fakat bu başarısızlığı ve prestij kaybı, Doğu Blok ülkeleri ve bağlı cumhuriyetlere örnek teşkil etmiş ve 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasına sebep olmuştu. Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan çekilmesiyle ülkede uzun sürecek bir iç savaş başlamıştı. 1994'de, Pakistan destekli Taliban, Afganistan'daki iktidar mücadelesine ortak olmuştu. 1996 yılında Kabil'i ele geçiren Taliban, 2000 yılı sonlarına gelindiğinde, Afganistan'ın % 90-95' ini kontrol edebilecek hale gelmişti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlığını kazanan Orta Asya ülkeleri üzerinde dünya devletlerinin politikaları değişmişti. Zengin doğalgaz ve petrol rezervleri bulunan cumhuriyetler üzerinde, Afganistan'ı da kapsayan doğalgaz boru hattı çekişmesi başlamıştı. Taliban' m Afganistan'ın çoğunu kontrol eder duruma gelmesiyle komşu ülkeler arasında güvenlik ve işbirliği anlaşmaları imzalanmıştı. BM'nin tüm barış girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmış, diğer ülkelerin Taliban ve muhalif gruplara yaptıkları destekler önlenememişti. IX