Sıçanlarda deneysel karaciğer iskemi-reperfüzyon modelinde karaciğer ve uzak organ hasarının değerlendirilmesi ve bu hasara quercetinin etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEZİHA SENEM ARI
Danışman: Esin Yuluğ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı karaciğerde yapılan deneysel 1 saatlik iskemi sonrası 4. saatte karaciğer ve uzak organlar olan akciğer, böbrek ve kalpte meydana gelen değişikliklerin, Quercetin kullanılarak giderilip giderilemediğini histopatolojik ve immünohistokimyasal olarak göstermektir. Çalışmada 18 adet dişi Sprague Dawley tipi sıçan kullanıldı. Sıçanlar her grupta 6' şar sıçan olmak üzere 3 gruba ayrıldı; 1. Grup (Sham Grubu): Deney öncesi 3 gün gavajla 1 ml. distile su verildi, deney günü sıçanların batını açılıp 1 saat beklenip kapatıldıktan sonra 4 saat daha beklendi. 2. Grup (İR Grubu): 1 saatlik iskemi sonrasında 4 saat reperfüzyon yapıldı. 3. Grup (İR+Q Grubu): Deney öncesi 3 gün gavajla Quercetin verildi, 1 saatlik iskemi sonrasında 4 saat reperfüzyon yapıldı. Deney süresi bitiminde sıçanlar kansızlaştırma ile sakrifiye edilip karaciğer, akciğer, böbrek ve kalpleri alındı. Karaciğer, akciğer, böbrek ve kalp doku örnekleri ışık mikroskobunda Hematoksilen-Eozin (H&E), Masson Trikrom, Periyodik Asit-Schiff (PAS); ayrıca apoptozu değerlendirmek için TUNEL (Terminal deoxynucleotidyl transferase (TdT) deoxyuridine triphosphate nick end labeling assay) boyama teknikleri ile boyandı ve histopatolojik olarak değerlendirildi. Yapılan histopatolojik değerlendirmelerde karaciğerde İR grubunda hepatositlerde eozinofilik sitoplazmalı piknotik nükleus, sitoplazmik vakuolizasyon ve hücre sınırlarının kaybıyla birlikte hepatosit dejenerasyonu, sinüzoidal dilatasyon ve konjesyon, sentrilobüler nekroz, hemoraji, apoptotik hepatositler, hepatositlerde glikojen birikiminde azalma ve yüksek karaciğer hasar skoru gözlendi. İR+Q grubunda ise İR grubu ile kıyaslandığında az miktarda sinüzoidal dilatasyon, yer yer eozinofilik sitoplazmalı ve bazen de piknotik çekirdekli hepatositler, apoptoziste azalma, hepatositlerde glikojen birikiminde artış ve azalmış karaciğer hasar skoru izlendi. Akciğerde İR grubunda alveol epitel kalınlığında artış, vasküler konjesyon, interalveoler hemoraji, intraalveolar ödem, nötrofil infiltrasyonu, apoptoziste ve goblet hücrelerinde artış bariz görülmekteyken; İR+Q grubunda İR grubuna kıyasla yer yer hafif derecede alveol epitelinde kalınlaşma, interalveoler hemoraji, apoptoziste ve goblet gücrelerinde azalma izlendi. Gruplar arasında akciğer hasar skoru istatistiksel olarak anlamlı değildi. Böbrekte İR grubunda kortekste tübül epitel hücrelerinde lümene dökülme ve vakuolizasyon, tübüler dilatasyon, intertübüler vasküler konjesyon, yer yer hafif derecede intertübüler kollajen artışı bulguları görülürken; böbrek medullasında ise tübül lümeninde kast yapılarıyla birlikte tübül epitelyal hücrelerde dökülme ve nekroz izlendi. İR+Q grubunda ise kortekste yer yer intratübüler konjesyon, tübül epitelyal hücrelerde dökülme, vakuolizasyon; medullada İR grubuna göre nadir olmak üzere yine tübül lümeninde kast yapılarıyla birlikte tübül epitelyal hücrelerde dökülme ve nekroz görüldü. Böbrek PAS boyama ile değerlendirildiğinde H&E boyaması ile görülen bulgulara ek olarak İR grubunda bariz olmak üzere; çok az sham ve yer yer de İR+Q gruplarında fırçamsı kenarlı epitel ve bazal membran yapıları kesintiye uğradığı görüldü. Böbrek hasar skoru, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Kalp İR grubunda kalp kası liflerinde dejenerasyon ve çizgilenme kaybı, kas lifleri arasında ve perinükleer ödem, vasküler hemoraji, apoptoziste artış bulguları görülürken; İR+Q grubunda yer yer perinükleer ve kas lifleri arasında ödem, apoptoziste azalma izlendi. Miyokardiyal hücre dejenerasyonu açısından gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu. Elde ettiğimiz bulgular, karaciğerde deneysel olarak oluşturulan İR modelinin karaciğer ve uzak organ olarak akciğer, böbrek ve kalpte histopatolojik olarak hasar oluşturduğu ve bu hasarda Quercetin kullanımının apoptozisi ve iskemi reperfüzyon hasarını azaltarak iyileşme sağlayabileceği sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Karaciğer, Uzak Organ, İskemi-Reperfüzyon Hasarı, Quercetin